Category Archives: Lacan

İnsan ve Dünyası-Dünyanın oluşumundan insan zihnine uzanan büyük yolculuk

Yeni çıkan bu kitabımda okuyacaklarınız

Dünya gezegeni nasıl oluştu? Canlı yaşamın temeli nasıl atıldı?

İnsan bu günkü haline hangi evrimsel süreçlerden geçerek geldi?

İnsan özünde nedir? İnsan doğasına ilişkin nasıl bir bilgiye sahibiz?

Dünya üzerinde hemen hemen bütün kültürlerde rastlanan “aşkınlık” ve “tanrı düşüncesinin” kaynağı nedir?

Varoluş gerçeğimiz nedir? Hayatımızın bir anlamı var mı?

İnsan psikolojisi varoluş gerçeği ile nasıl başa çıkıyor?

Beyin nasıl çalışıyor?

Zihin dünyadaki gerçekliği öznel bir gerçekliğe nasıl dönüştürüyor?

Anlam denilen fenomen nedir ve zihin dünyayı nasıl anlamlandırıyor?

Gerçekten sandığımız gibi özgür irademizle karar veren, seçimler yapan varlıklar mıyız?

Zekâ nedir? Yapay zekâ insan zekâsından neleri ödünç alıyor?

Tüm bu konuların bölüm bölüm incelendiği bu kitapta, kendinizi koca bir bilgi evreninin içinde bulacaksınız.

Yaşamın başlangıcından yapay zekâya kadar uzanan bu yolculukta duyarlılığınız keskinleşecek,  yeni öğrendiklerinizle hayata ve insana farklı bir bakış açısı ile bakma olanağına kavuşacaksınız.

https://www.perseusyayinevi.com/kitap/insan-ve-dunyasi/

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Lacancı Semptom ve Synthom

Semptom, tutarlılığı, öznenin belli bir bilgisizliğini gerektiren bir oluşum olarak da tanımlanabilir: Özne “semptomunun keyfini”, ancak onun mantığını gözden kaçırdığı sürece çıkarabilir – semptomun yorumunun başarı ölçütü tam da semptomu ortadan kaldırmasıdır.”
Zizek

************
Lacan (ve onun çağdaş takipçisi Zizek) , öznenin ortaya çıkış sürecini  speküle ederken “kurucu eksiklik” fikrini eksen almasıyla bilinir.  Zizek “semptomu” icat eden ilk kişinin Marx olduğunu, Freud’un Marx’dan esinlenerek bu kavramı psikanalize taşıdığını ifade eder. Lakin, Freud’un Marx okumadığı, Marx’ın kuramsal fikirleriyle alakalı olmadığı da bilinmektedir. Freud eserlerinde pek çok düşünür ve sanatçıdan alıntılar yapardı ancak Marx’a değindiği görülmemiştir. Birbirinden habersiz de olsa belki iki “mucitin” aynı kavramı tarihsel bir faz farkıyla ve değişik sahalarda icat ettiklerini düşünmek mümkün.Nedir semptom kavramını önemli kılan şey?
———

Bir rahatsızlık belirtisi eskiden beri sağlıklı, normal şekilde gerçekleşmesi gereken bir fizyolojik işlevde görülen aksaklık sonucu ortaya çıkan patolojik durum olarak görülürdü. Sağlıklı işleyen süreçler bir dış etkenin (enfeksiyon, travma, kanser vb. ) araya girmesiyle eskisi gibi normal işleyemiyor ve ortaya ağrılı, sancılı, şekil bozukluğu içeren bir görüntü çıkıyordu. Tıbbi anlamıyla semptom bir “patolojik fazla” idi ve doğrudan bu fazlaya yönelik tedavi (semptomatik tedavi)  ile giderilmesi gerekiyordu.

Bunlarda ilginizi çekebilir: