Tag Archives: yabancılaşma

Marksizmde Yabancılaşma Sorunsalı

Yabancılaşma (Ing. Alienation, fr. Alienation, Alm. Entfremdung)
Marksist Düşünce Sözlüğü
—-
Marx’ın kullandıgı anlamda, bir eylem (veya içinde bulunulan bir durum) aracılıgıyla, bir kişi, grup, kurum veya toplum)
  • (1)kendi özgün etkinliginin sonuçlanna ya da ürünlerine (yahut etkinligin kendisine), ve/veya
  • (2) içinde yaşadıgı dogaya ve/veya
  • (3) diger insanlara ve -buna ek olarak (1) ile (3) arasında belirtilenIere ve bu belirtilenler yoluyla- aynı zamanda
  • (4) kendi kendisine (kendi özgün tarihsel olarak oluşturulmuş insani kapasitelerine) yabancı duruma gelir (veya böyle bir durumda kalır).
Böyle kavrandıgında yabancılaşma, her zaman kendine yabancılaşmadır, yani insanın  (öz benliginin) kendisinden (kendi özgün etkinligi aracılıgıyla) yabancılaşmasıdır.

Ve kendine yabancılaşma, yabancılaşma biçimlerinden biri degil, fakat yabancılaşmanın esas özü ve temel yapısıdır. Diger yandan kendine yabancılaşma sadece (betimleyici) bir kavram degildir; aynı zamanda dünyanın devrimci biçimde degiştirilmesi (yabancılaşmanın ortadan kaldınlması) için bir başvuru, bir çagrıdır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Ludwig Feuerbach felsefesi

Feurbach

Klasik Alman felsefesinin son temsilcisi sayılan Feuerbach ,Heidelberg üniversitesini bitirerek teolog oldu.Hegel’den etkilenerek Berlin üniversitesinde Hegel’in derslerine devam etti.Ancak önceleri Hegel taraftarı iken sonradan düşüncesini değiştirmiş ve Hegel’i eleştirmiştir. Feuerbach (Marx ve Engels ile birlikte) Hegel’in ölümünden sonra ayrılan iki Hegel taraftarı gruptan birisine “Genç Hegelcilere” dahil edilir.

1839′da “Hrıstiyanlık Özü”nü yayınladı. O sıralarda ki Hegel tartışmaları Hegel’i idealizm ve mateyalizm alanına yakın bulan görüşler arasında bir çekişme şeklinde sürüyordu. Genç Hegelciler daha tutucu olan Hegel yandaşlarına göre Hegel’in materyalist bir yorumunu yapıyorlardı. Feuerbach dinin doğasının antropolojiye dayandığını ileri sürer.

Feuerbach “Gelecek Felsefesinin İlkeleri” eserinde de “her şeyin temelinin doğa olduğunu,doğanın dışında hiçbir şey olmadığını ileri sürdü. Her şey gibi, düşüncenin de, doğadan,doğanın bir ürünü olan beyinden kaynaklandığını düşünmekteydi…

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: