Tag Archives: simgesel

“Lacan’cı Gerçek’in” geri dönüşü veya nihai cevabı: Özne

“Gerçek kaydedilemez, ama biz bu imkânsızlığın kendisini kaydedebiliriz, yerini tespit edebiliriz: Bir dizi başarısızlığa neden olan travmatik bir yerdir bu. Lacan’ın bütün söylemek istediği, Gerçek’in, kaydedilmesine dair bu imkânsızlıktan başka bir şey olmadığıdır:  Gerçek, simgesel düzenin ötesinde, onun ulaşamadığı bir sert çekirdek, bir tür Kantçı “kendinde-Şey” olarak varolan aşkın, pozitif bir kendilik değildir – Gerçek kendi içinde hiçbir şey değildir, simgesel yapıdaki, merkezi bir imkânsızlığa işaret eden bir boşluktan ibarettir. Özneyi “Gerçek’in bir cevabı” olarak tanımlayan esrarlı Lacancı cümle işte bu anlamda anlaşılmalıdır: Öznenin boş yerini, simgeselleştirmesinin başarısızlığı sayesinde kaydedebilir, kuşatabiliriz, çünkü özne kendi simgesel temsilinin başarısız olduğu noktadan başka bir şey değildir.”

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Jacques Lacan Kuramının Genel Kavramları- J. D. Nasio

Jacques Lacan

Lacan’ın kuramı çekici olduğu kadar, kavramanın zorluğu yüzünden, iticidir de. Jacques Lacan’ın öğrencisi ve Françoise Dalto’nun yakın işbirlikçisi olmuş J. D. Nasio’ya danıştık. Kendisi 30 sene Paris VII Üniversitesinde eğitim vermiş ve şu anda psikanalist, psikolog ve sosyal alanda çalışanları eğitmekte en etkin yerlerden biri olan “Paris Psikanalitik Seminerlerinin” başındaki insan. Her biri bilim dünyası tarafından olumlu kucaklanan, tam 12 dile çevrilmiş 18 kitap yayımladı ve bazıları uzman olmayanlar tarafından da benimsendi. Türkçe’de İmge Yayınevi tarafından basılmış 5 kitabı var:

Psikanalizin Yedi Temel Kavramı, Aşk acısı, Fiziksel Acı ve Freud, Ferenczi, Groddeck, Klein, Winnicott, Dolto, Lacan Eserlerine Giriş ve özellikle -burada bizi ilgilendiren – Jacaues Lacan’ın Kuramı Hakkında 5 Ders.

J.-D. Nasio, Lacancı kuramın iki temel parçasını açıklayacak; ilk önce kavramsal üçlü “İmgesel (imaginaire), Simgesel (Symbolique) ve gerçek (Reel)”, ardından da “Bilinçdışı” ve “Jouissance” kavramını.

Bu metin kırk senede oluşturulmuş bir kuramın eksiksiz bir incelemesi olamaz ancak bu karmaşık ve etkileyici düşünceyi kavramamızda önemli bir temel oluşturacaktır.
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Lacancı terimler sözlüğü

1533- Hans Holbein- "The Younger The French Ambassadors"

Anamorfoz (Y. anamorphosis)
Görme duyusuyla dolaysız olarak algılanamayan, belirli bir biçime sahip değilmiş gibi görünen nesnelerin özel bir bakış açısından algılanabilir olması anlamına gelir. Anamorfotik cisimler, ancak belirli (ve sıradan olmayan, aykırı) bir bakış açısından, “yamuk bakarak” algılanabilir, ancak bu sayede Simgesel düzende bir yere oturtulabilir. Lacan’ın bakış/nazar (F. regard, İ. gaze) anlayışına göre ancak belirli bir konumdan ve belirli bir açıdan bakıldığında (gözucuyla) görünebilir “gibi olan” olan anamorfotik nesnenin en iyi örneği, Holbein’ın “Sefirler” tablosudur.

Bu tabloda iki sefirin önünde, yerde duran ve anlamsız bir döşeme deseniymiş gibi görünen şey, tabloya yandan ve hafifçe başınızı yana eğerek (“yamuk”) baktığınızda, bir kafatası olarak algılanır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Jacques Lacan

Jacques Lacan (1901-1981)

Asıl ve tam adı Jacques-Marie Emile Lacan’dır. Jacques Lacan olarak bilinir. 13 Nisan 1901′de Paris’te doğmuş, 9 Eylül 1981 de aynı yerde ölmüştür. Kuramsal psikanaliz alanındaki çalışmaları Sigmund Freud’un yeniden yorumlanmasıyla yapısalcılık’tan postyapısalcılığa (Yapısalcılık ötesi) uzanan bir yol izler. Dolayısıyla Lacan, yalnızca önemli bir psikoanaliz kuramcısı olarak değil, daha başlangıçta psikanaliz, dilbilim, antropoloji ve felsefe alanındaki geçişkenliği sağlamasıyla ve ardından da geliştirdigi formülasyonların ve kavramların felsefi düzlemde yol açtığı sarsıcı sonuçlarıyla 20. yüzyıl felsefesinin önemli isimleri arasında yerini alır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: