Tag Archives: panteizm

Yaşama “sonsuzluğun ufkundan” bakmak

Sonsuzluğun ufkunda

Yaşam bir kıvılcımdır, çaktığı andan itibaren tutuşmak, yanmak, sonsuza kadar yanmak ister. Tek bir şeyin farkındadır, o da yalnızca kıvılcımın çaktığı an tutuşup yanmaya başladığı, yandığı an itibarıyla da var olduğudur. Yaşamın her anı,  varlığın  anı bir daha yaşama, yanmaya ilelebet devam etme arzusu ile yüklüdür. Varlığın tüm   derdi tasası “var olma bilincini” yitirmemektir..

Kıvılcım olma ayrıksı olma halidir. Kainatı dolduran maddenin kendisini türlü türlü ortaya koyuş biçimlerinin  kenarında, ayrıksı bir konumda, bir an sonra varlığının bilincinde olamama tehlikesini duyumsayarak kaygıyla varolma halidir. Varoluşunun temelindeki bu zayıflıktan ötürü olsa gerek unutma erdemi bahşedilmiştir insana. Cansız doğaya özenircesine, ezel ebed varmış, varolacakmış gibi geçmişini ve geleceğini sessizce unutur.  Daha doğrusu unutmuş görünür. Zira her unutkanlık anının  ardından Lacan’cı gerçek “travmatik bir şekilde geri döner”, varoluşun temelindeki o derin  korkuyu hatırlatacak bir işaret ile karşılaşılır. Şu bizim küçük kıvılcımı “kifayetsiz bir muhterise” benzetsek yeridir. Gücünün asla yetmeyeceği bir şeyi istemesini,  imkansız bir arzuya saplanıp kalmasını  hor görsek de,   naif tavrı, çocuksu saflığı  karşısında  sempati duygumuz uyanır, affetmeye meylederiz.

Kıvılcım sönmeye mahkum olduğunu unutmalıdır ama nasıl? Belki de hiç çakmamış olduğunu, varoluş deneyiminin bir sanrıdan öteye gitmediğini düşünüp varoluşunu anlamsızlaştırabilir. Yahut iradesinin sınırlarına işaret edecek şekilde,“elinden gelen tek şeyin, sonsuz  karanlıkta bir an olsun parlamak olduğunu” düşünerek teselli bulabilir. Devasa boyutlardaki evren karşısında  mikroskopik boyutlarda kalan varlığının önemsizliği,    travmatik gerçekliğin etkisini katlanılır hale getirir.

Spinoza, “sonsuzluğun ufkundan” bakıldığında her türlü ayrışmanın,  acının nihai bir öneme sahip olmadığını, her tür karmaşanın bir adım ötesinde kainatı kaplayan, huzur ve dinginlik ile varlığı kucaklayan ayrışmamış “tek bir tözün” varlığını idrak etmenin  hayatın acısını affettirdiğini söylemişti. Varlıklarda görülen tüm çeşitlilik Aristo’nun da ifade ettiği gibi yalnızca biçimsel bir çeşitlilikten ibarettir. Einstein’ın madde ve enerji arasındaki geçişgenliği ortaya koyan  denkleminden sonra her şeyin “Bir”den ibaret olduğunu, onun vücut bulmuş biçimsel hallerinden ibaret olduğunu anlamadık mı?

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Baruch Spinoza (1632-1677)

Spinoza

Spinoza Portekizden Amsterdam’a göç eden Yahudi bir ailenin çocuğudur.Descartes öldüğünde 18 yaşındaydı.Haham olması için ilahiyat eğitimi aldı.23 yaşında serbest düşüncelerinden ötürü Amsterdam yahudi sinagogundan kovuldu.Onunla Yahudi hüviyetinde hiç kimse aynı çatı altında bir araya gelmedi ve yazılarını okumadı.Bundan sonra Descartes,Hobbes ve Bacon gibi Hıristiyan filozofların bulunduğu bir çevreye girdi.1673 de Heidelberg üniversitesi felsefe kürsüsünden aldığı teklifi kabul etmemiş ve tüm yaşamını Havrada öğrendiği mercek yapımcılığı ile geçirmiştir.Mütevazi ve içe kapalı bir hayat sürmüştür.Ünlü yapıtı “Ethica” ancak öldükten sonra yayımlanabildi.

Spinoza, Descartes’in “cogito”sundan etkilenmiştir.Aklın her türlü bilme ediminin temelinde olması gerektiğine inanmış doğayı geometri ile yazılmış bir kitap gibi tasarlamıştır.Descartes gibi rasyonalist bir filozoftur.Tümdengelim metodunu;önce aksiyomlar koyarak sonra bu önermelerin kanıtlamasını yaparak uygulamıştır.

Töz konusunda düşünceleri:Dualizmi reddedişi

Ancak “töz” konusunda Descartes’in dualizmine karşı çıkmıştır.Spinozaya göre tek bir töz olmalıdır.Zira töz “kendi başına var olan,varlığı kendisiyle tasarlanan,varlığı kendisinden başka herhangi bir varlığa ihtiyaç duymayan şeydir”(kendi kendisinin nedeni=causa sui).Töz zorunlu olarak sonsuz olmalıdır.Oysa başka bir töz olsa ilkini sınırlayacaktır.İki tane töz olsa bile bu nedenle bunlar zorunlu olarak aynı şey olmalıdır.Yani aynı anda hem beden hem de akıl iki ayrı töz olamaz.Zira töz özniteliği Tek töz tüm cevherlerin kendisinden kaynaklandığı tözdür,o da tanrıdır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: