Tag Archives: mülkiyet

İlkel toplumlarda komünal düzen-Levy Bruhl

TOPRAK KİŞİYE DEGİL GRUBA AİTTİR

İlkel insanda ruh anlayışı s.109-113
Lucien Levy Bruhl

Aynı ilke doğrultusunda yerliler toprağın bireysel mülkiyet nesnesi olabileceği ve bir başkasına devredilebileceği konusunu da anlayamamaktadırlar. Onlara göre başkalarına devredilebilecek şey toprağa tasarruf hakkı ve sunduğu meyvelerden ve ağaçlardan yararlanmaktan başka bir şey olamaz. Bu yüzden beyazlar ve yerliler arasında bitmek tükenmek bilmeyen sorunlar yaşanmaktadır. Beyazlar topraklarını satmış, parayı almış ve yemiş ancak topraklarını alıcılara terk etmeyi reddeden yerlilerin kötü niyetliliğinden dem vururken; yerliler kendi açılarından oyuna getirilmiş olduklarını ve kendileri razı olsa bile atalarının asla böyle bir şeye müsaade etmeyeceklerini söylemektedirler. Toprak gerçekten de -sözcüğün tam an1amıyla- tamamen sosyal gruba yani yaşayanlar ve ölülerin tamamına aittir. P. Van Wing: “Toprak mülkiyeti kolektif olmakla birlikte, bu kavramın dile getiriliş biçimi oldukça karmaşıktır. Bölünmez toprağın sahibi kabile ya da sülaledir oysa kabile ya da sülale demek yalnızca hayatta olanlar değil aynı zamanda ve özellikle de ölüler yani Bakululardır. Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

İlkel toplumlarda komünal düzen-Levy Bruhl

TOPRAK KİŞİYE DEGİL GRUBA AİTTİR

Aynı ilke doğrultusunda yerliler toprağın bireysel mülkiyet nesnesi olabileceği ve bir başkasına devredilebileceği konusunu da anlayamamaktadırlar. Onlara göre başkalarına devredilebilecek şey toprağa tasarruf hakkı ve sunduğu meyvelerden ve ağaçlardan yararlanmaktan başka bir şey olamaz. Bu yüzden beyazlar ve yerliler arasında bitmek tükenmek bilmeyen sorunlar yaşanmaktadır. Beyazlar topraklarını satmış, parayı almış ve yemiş ancak topraklarını alıcılara terk etmeyi reddeden yerlilerin kötü niyetliliğinden dem vururken; yerliler kendi açılarından oyuna getirilmiş olduklarını ve kendileri razı olsa bile atalarının asla böyle bir şeye müsaade etmeyeceklerini söylemektedirler. Toprak gerçekten de -sözcüğün tam an1amıyla- tamamen sosyal gruba yani yaşayanlar ve ölülerin tamamına aittir. P. Van Wing: “Toprak mülkiyeti kolektif olmakla birlikte, bu kavramın dile getiriliş biçimi oldukça karmaşıktır. Bölünmez toprağın sahibi kabile ya da sülaledir oysa kabile ya da sülale demek yalnızca hayatta olanlar değil aynı zamanda ve özellikle de ölüler yani Bakululardır.

Bakulalar, kabilenin tüm ölüleri değil kabileye yararlı olmuş iyi atalar yani toprağın altındaki köylerinde mutlu bir yaşam sürdüren atalardır. Kabileye ait toprakları, ormanları, akar suları, bataklıkları ve diğer kaynakları ilk fethedenler Bakululaıdır. Bunlar kendi topraklarına gömülmüşlerdir. Yattıkları yerden kabileyi yönetmeyi sürdürmekte, sık sık akar sularını, bataklıklarını ve diğer kaynakları ziyaret etmektedirler. Bu topraklar üzerinde ve ormanda yaşayan vahşi hayvanlar, keçiler, kuşlar hep onlara aittir. Ağaçlarda yaşayan lezzetli “kurtçukları”, nehirlerdeki balıkları, palmiye şarabını, tarlalardaki ürünü “verenler” hep onlardır. Güneşin aydınlatıp, ısıttığı ata toprağı üzerine yaşayan kabile üyeleri ekip, biçebilme, karada ve denizde/ suda avlanmanın tadını çıkartabilirler ancak bu toprağın mülkiyeti atalara aittir. Kabile ve üstünde yaşadığı topraklar tek ve bölünmez bir şey olup tamamı Baku/ulann egemenliği altındadır. Bu yüzden toprağın tamamının ya da bir bölümünün başkasına devredilmesi Bakongoların zihinsel yapısına aykırıdır. “

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: