Tag Archives: marxizm sözlüğü

Marksizmde Yabancılaşma Sorunsalı

Yabancılaşma (Ing. Alienation, fr. Alienation, Alm. Entfremdung)
Marksist Düşünce Sözlüğü
—-
Marx’ın kullandıgı anlamda, bir eylem (veya içinde bulunulan bir durum) aracılıgıyla, bir kişi, grup, kurum veya toplum)
  • (1)kendi özgün etkinliginin sonuçlanna ya da ürünlerine (yahut etkinligin kendisine), ve/veya
  • (2) içinde yaşadıgı dogaya ve/veya
  • (3) diger insanlara ve -buna ek olarak (1) ile (3) arasında belirtilenIere ve bu belirtilenler yoluyla- aynı zamanda
  • (4) kendi kendisine (kendi özgün tarihsel olarak oluşturulmuş insani kapasitelerine) yabancı duruma gelir (veya böyle bir durumda kalır).
Böyle kavrandıgında yabancılaşma, her zaman kendine yabancılaşmadır, yani insanın  (öz benliginin) kendisinden (kendi özgün etkinligi aracılıgıyla) yabancılaşmasıdır.

Ve kendine yabancılaşma, yabancılaşma biçimlerinden biri degil, fakat yabancılaşmanın esas özü ve temel yapısıdır. Diger yandan kendine yabancılaşma sadece (betimleyici) bir kavram degildir; aynı zamanda dünyanın devrimci biçimde degiştirilmesi (yabancılaşmanın ortadan kaldınlması) için bir başvuru, bir çagrıdır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Emek değer yasası nedir?

Klasik iktisatta emek değer yasası:
David Ricardo malların değerini belirleyen şeyin o malın üretilmesi için gerekli emek zaman olduğunu ilk kez ileri süren iktisatçıdır.Bu suretle ilk emek değer yasasını ileri sürmüş oluyordu.Yine bu görüşe göre bir malın değerinin içinde hem canlı(üretken) emek hem de ölü emek(sermaye) bulunmaktadır.Klasik iktisadi kuram Marksist iktisat teorisinden farklı olarak malın değerinin içinde artı değer denilen olguyu görmez-değerlendirmez.
—-

Marksist iktisatta emek değer yasası:
İnsan ihtiyacını karşılayan bir ürünün üretilmesi için harcanan emek zamanı o ürünün değerini belirler.

Marx öncelikle malın değerinin iki kategoride değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.Eğer bir mal sadece kullanan kişiye yarar sağlamak amacı ile üretildi ise o mal sadece kullanım değerine sahiptir.Marx kullanım değerini yaratan emeğin “belirli bir amaçla yapılan belirli bir türden etkinlik” olarak tanımlanan “somut” ya da “yararlı emek” olduğunu belirler.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Üretim ilişkileri nedir?

Üretici güçler kavramıyla birlikte Marksist teorinin ana kategorilerinden olan Üretim tarzı kategorisinin içeriğini oluşturur. Üretim ilişkilerinin gelişmesi öncelikle üretici güçlerin gelişmesine bağlıdır ve ikinci olarak, üretim ilişkilerinin kendisi de üretici güçlerin gelişimini etkilerler. Bu etki onları hızlandırma ya da yavaşlatma anlamındadır, belirleyici olan sonuçta üretici güçlerdir.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Üretici Güçler nedir?

Marksist ekonomi politiğin temel alt kavramlarından birisidir.. Üretici gücler, esas olarak üretim aletleri ve araçlarından meydana gelen bir kavramlaştırmadır. Üretim ilişkileriyle çelişki halinde bulunmaktadır, ve gelişiminin belli bir aşamasında zorunlu olarak değişiklikler talep etmektedir.

Üretici güçler ve Üretim ilişkileri kavramları, Marksist metinlerde genelde birarada kullanılırlar ve birbirleriyle ilişki ve çelişki halinde Üretim tarzı denilen kategorinin içeriğini oluştururlar.

Marksist teoriye göre, Üretici gücler(kara saban) gelişmesinin belli bir aşamasında, üretim ilişkilerinin(serf-bey) zorunlu olarak değişmesini dayatırlar ve bunun sonucunda da tüm bir üretim tarzı (feodalite)belirli bir şekilde değişime uğrar(feodalite kapitalizme dönüşür). Üretici gücler burada toplumsal değişimin maddi çekirdeği anlamına gelmektedir.
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Meta nedir?

Marx ve Engels birlikte çalışırlarken

Kapitalin ilk bölümü meta’ya ayrılmıştır. “Meta, her şeyden önce, bizim dışımızda bir nesnedir ve, taşıdığı özellikleriyle, şu ya da bu türden insan gereksinmelerini gideren bir şeydir. Bu gereksinmelerin niteliği, örneğin ister mideden, ister hayalden çıkmış olsun, bir şey değiştirmez. Burada nesnenin, bu gereksinmeleri, geçim aracı olarak doğrudan doğruya mı, yoksa üretim aracı olarak dolaylı yoldan mı, nasıl giderdiği de bizi ilgilendirmemektedir”

Yalnızca kullanım amacıyla üretilen nesneler ya da kullanım degerinden ibaret olan maddeler meta degildirler; ancak başka bir ürünle değiştirmek ya da satmak için bir şey yapılırsa, yani nesnede bir değişim degeri sözkonusu ise, o nesne bir metadır.Kapital’in ilgili bölümleri metanın bu niteliklerini cözümler. Nesnenin ya da üretimin niteliksel degeri, yani onun kullanım degeri ve bunun karşısında niceliksel değeri, yani değişim değeri vardır.

Bunlar nesnede bir bütün halinde bulunur ya da öyle algılanır ancak Marx’tan itibaren böyle olmadığı anlaşılır;

Metaı meta yapan onun değişim degeridir. Alınıp satılabilen bir şey olarak Emek gücü de bir metadır ve işçinin metalaşması sürecinin temeli de buradadır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: