Tag Archives: insan nedir

Nietzsche’de üst insan kavramı

Varoluşçu görüşlerin serpilip gelişmesinde Nietzsche’nin (1844-1900) “nihilizm çağının başladığını” ilan edişinin etkisi büyük olmuştur. Kierkegaard’ın ölümünden otuz üç yıl sonra yayınlanan “Böyle Buyurdu Zerdüşt” (1885) isimli eserinde Nietzsche, bir Pers bilgesi olan Zerdüşt’ün ağzından Tanrının öldüğünü ve bundan böyle o güne değin savunulan değerlerin geçerliliğinin yitirildiğini duyurur. Nietzsche’nin yaşadığı dönem
Avrupa’da büyük altüst oluşların yaşandığı bir dönemdir. Aydınlanma düşüncesi ve bilimdeki gelişmeler dini otoriteyi sallamakta, Fransız devriminin etkisi ile yayılan milliyetçilik akımı emperyal düzenin altını oymakta, kapitalizmin yükselişi ise eski sınıfların yerine yenilerini koymaktadır. Hıristiyanlık eski özgün anlamını yitirmiş ve tanrıya duyulan inancın sahicilik zemini ortadan kalkmaya başlamıştır. Değerlerin alt üst oluşu ve yerine yenilerinin ortaya konulamayışı nihilizm çağının doğuşuna işaret etmektedir. Tanrıya, İsa ve Musa’ya, ruhban sınıfına, krala ve aristokrasiye ve o güne değin doğru diye bilinen her şeye karşı derin bir güvensizlik yaşanmaktadır. Batı metafiziği (felsefesi) ise Sokrates’ten başlayarak her şeyi akılcılaştırma yanlışına düşmüş, nihayetinde acı vermeye ve acı duymaya yol açtığı için güce duyulan hayranlığı küçümsemiş ve yaşamı olumsuzlamak adına elinden ne geldiyse yapmıştır. Bugün ise tanrıya olan inanç ve güvenç de yitip gitmiş,elde yaşamı olumlamaya imkân verecek neredeyse hiçbir imkân kalmamıştır. Çoktan yitip gitmiş değerlere tutunarak ayakta kalmaya çalışmanın olanaksız hale geldiğini fark eden Nietzsche, çarpıcı bir değişim önerisi dile getirmektedir: Bugüne değin geçerli olan tüm değerleri yerle bir ettikten sonra yepyeni değerler yaratmak ve eskisinden üstün bir bilince sahip olan “üst insana” dönüşmek. Nietzsche’nin eserlerinde üst insan; güce sahip olmaktan ve onu kullanmaktan kaçınmayan, ölümden, ızdıraptan çekinmeyen, öte dünyadaki yaşamı bu dünyadaki yaşama yeğ tutmayan, mantığı ve korkuları ile değil, bedeni ve duyguları ile yaşayan, şiir, müzik ve şarapla kendinden geçmeyi /esrimeyi bilen bir insan türü olarak resmedilmiştir.

İnsan ve Dünyası s.176 Kitabı almak için İnsan ve Dünyası

Bunlarda ilginizi çekebilir:

İnsan ve Dünyası-Dünyanın oluşumundan insan zihnine uzanan büyük yolculuk

Yeni çıkan bu kitabımda okuyacaklarınız

Dünya gezegeni nasıl oluştu? Canlı yaşamın temeli nasıl atıldı?

İnsan bu günkü haline hangi evrimsel süreçlerden geçerek geldi?

İnsan özünde nedir? İnsan doğasına ilişkin nasıl bir bilgiye sahibiz?

Dünya üzerinde hemen hemen bütün kültürlerde rastlanan “aşkınlık” ve “tanrı düşüncesinin” kaynağı nedir?

Varoluş gerçeğimiz nedir? Hayatımızın bir anlamı var mı?

İnsan psikolojisi varoluş gerçeği ile nasıl başa çıkıyor?

Beyin nasıl çalışıyor?

Zihin dünyadaki gerçekliği öznel bir gerçekliğe nasıl dönüştürüyor?

Anlam denilen fenomen nedir ve zihin dünyayı nasıl anlamlandırıyor?

Gerçekten sandığımız gibi özgür irademizle karar veren, seçimler yapan varlıklar mıyız?

Zekâ nedir? Yapay zekâ insan zekâsından neleri ödünç alıyor?

Tüm bu konuların bölüm bölüm incelendiği bu kitapta, kendinizi koca bir bilgi evreninin içinde bulacaksınız.

Yaşamın başlangıcından yapay zekâya kadar uzanan bu yolculukta duyarlılığınız keskinleşecek,  yeni öğrendiklerinizle hayata ve insana farklı bir bakış açısı ile bakma olanağına kavuşacaksınız.

https://www.perseusyayinevi.com/kitap/insan-ve-dunyasi/

Bunlarda ilginizi çekebilir: