Tag Archives: film

Merak etme, fazla uzaklaşamaz (2018)

Amerikalı yönetmen Gus Van Sant’ın dostu karikatürist John Callahan’ın hayatından bir kesit aktardığı film psikolojik ağrılıklı dramalardan hoşlananlar için muhakkak izlenesi bir yapıt olmuş. Callahan’ın alkol bağımlılığı neticesi geçirdiği trafik kazası  sonucu boyundan aşağısının felç olmasıyla açılan film, rehabilitasyon süreci boyunca bir yandan bağımlılığı bir yandan engelli hayatın güçlükleri ile boğuşan Callahan’ın yaşadıklarına odaklanıyor. Kazadan sonra ancak omzunu hareket ettirebilen ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Callahan her nasılsa karikatür çizebildiğini fark ediyor ve çizgilerini geliştirdikçe gazetelerde yayınlanan karikatürleri sayesinde hayata tutunuyor. Alkol bağımlılarının katıldığı grup tedavileri esnasında ise geçmişiyle yüzleşmeyi ve bağımlılığını aşmayı başarıyor.

Filmin grup tedavisi süreci ile ilgili bölümünü gerçekten beğendim, Dünyayı suçlayan, geçmişine kabahat bulan, kendisini doğumundan hemen sonra terk eden annesi ile içten içe kavga eden Callahan, bu tutumu nedeni ile tam da içinde bulunduğu hale düştüğünü anlamaya başladığında dönüşüm de gerçekleşmeye başlıyor. Öfkesini ve üzüntüsünü uyuşturmak ve insanlar ile arasında duvar örmek için kullandığı alkol, üzüntü ve öfke duymaktan vazgeçtikçe işlevsiz hale gelmeye başlıyor. Üzüntü ve öfkesinden nasıl vazgeçebiliyor peki? Bunun için filmi izlemek lazım diyeyim ve kapatayım. Ancak “affetme olgusunun” önemine dikkat çekildiğini de belirteyim. Önce dünyayı, sonra kendini affetmek, herkesin kendisine özgü şartları ve handikapları olduğunu görebilmek gerekiyor duygusal yoğunluktan kurtulabilmek için.

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Agora-2009-Yönetmen:A.Amenebar

Agora-Amenebar

Amenebarın ilk seyrettiğim filmi “içimdeki deniz” idi.2004 tarihli bu filmi sevmiştim.İçimdeki denizden sonra seyrettiğim Agora sında da benzer bir drama-trajedi anlayışını gördüm.Gerçek bir hikayeden esinlenen iki filmde de kahramanlar kendi iradeleri dışında gelişen olayların kaderlerini ördüğünde kendi vicdan anlayışları çerçevesinde ,toplumsal-kültürel beklentilerin karşısında durmaktan çekinmeyerek ve pek tabi canları pahasına da olsa bedelini ödeyerek seçimlerini yapıyorlar.İçimdeki denizde Ramon Sampedro hayatını sonlandırmaya kararlı bir kuadriplejik idi.Boynundan altına hükmü geçmeyen Ramon hayatını sonlandırma konusunda Hıristiyan kilisesini karşısına almaktan çekinmeyecek ölçüde güçlü bir irade sahibi olduğunu göstermişti bizlere.Bu kez Hıristiyan kilisesini karşısına alan İskenderiye şehrinde kurulu MS  5.yy da muazzam kütüphane içinde hem astronomi ve matematik konularında çalışma yapan hem de gençlere ders veren ateist kadın filozof Hypatia oluyor.İskenderiye de pagan Roma imparatorluğu valisi ve askeri ile var ancak halk giderek artan ölçüde Hıristiyanlaşmaya başlamış. Pagan Roma nın tanrısı Serapisi kentin  Agorasındaki heykelinin önünde aşağılayan Hıristiyanlar İsa mesihin yaşadığı dört yüzyıl öncesine  göre çok güçlü ve saldırgan görünüyorlar. Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: