Tag Archives: Deleuze

Deleuze ve Guattari:İmgesele dönüş

Deleuze

Karşı Oidipus: Kapitalizm ve Şizofreni isimli kitabın yazarları Gilles Deleuze ile Felix Guattari, Freud ile Marx’tan alınan “arzu”, “üretim” ve “makine” kavramlarını yeni bir düşünce içerisinde biraraya getirmişlerdir: bizler arzulayan makineleriz. Deleuze ile Guattari dilde açığa çıkan dışsal arzu görüntüsünü delire diye adlandırırlar. Delire arzu makinesi tarafından üretilen bir etkidir. Karşı-Oidipus bu anlamda delire’ın kolektif doğasına, (bir birey tarafından üretilse dahi) toplumsal niteliğine vurguda bulunur. Günümüzde başat eğilim delire’ı özelleştirmek yönündedir. Bu eğilime karşı Deleuze ile Guattari örtük olarak 1970′li yılların Fransız Solu’nun sloganlarından birini uyarlamışlardır: Kişisel olan siyasaldır. Kişisel ile toplumsal, bireysel ile kolektif arasında hiçbir ayrım yoktur. Hem siyasal hem de psikolojik alan, hem siyasal (sınıf mücadelesi) hem de birey (delire) üstünde etkileri bulunan aynı enerji ve libido biçimiyle yayılırlar. Libido ve siyaset birbirine sızabilen alanlardır.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir:

Deleuze’nin Nietzsche’si


Değer biçme ,yorum ve düşünce imgesi

Deleuze, Nietzsche’yi felsefe tarihi içinde konumlandırırken onun Kant’la ilişkisini belirlemede özellikle dikkatlidir. Deleuze, Nietzsche’de yalnızca “Kantçı bir miras değil, yarı-açık, yarı-örtük bir rekabet” de (NP-Nietzsche and Philosophy-Deleuze 52, 59) bulunduğunu öne sürer. Nietzsche düşüncesi Kant tarafından ancak mükemmelolmayan bir biçimde başlatılan bir eleştirel felsefe görevini tamamlama çabasıdır. Nietzsche’ye göre Kant’ın başarısız olduğu yer, değerleri eleştirel analizindışında tutmasıdır. Kant, Hakikat, İyilik ve Güzellik’in değerini varsayar ve eleştirisi bu sorgulanmamış değerlere tümüyle boyun eğer. Nietzsche, bu yüzden, değer sorununu düşünceye katmayı ve değer eleştirisini yeni, soykütüksel bir felsefenin merkezi kılmayı önerir.

Continue reading

Bunlarda ilginizi çekebilir: