İnsanın evrimi-2:Ayağa kalkan insansılar

Laetoli ayak izleri

Laetoli ayak izleri ve Bipedalizm

1978 de İngiliz paleoantropolog Mary Leakey Tanzanya Laetoli’de sertleşmiş volkanik küllerin arasında muhafaza olmuş A.afarensis’e ait Australofit’lerin iki ayak üzerinde yürüyebildiğinin açık kanıtını sunan eşsiz ayak izlerini keşfetti.

Bipedalizm’in insan evriminde çok önemli bir role sahip olduğu düşünülmektedir.  İnsanın ayağa kalkmasının getirdiği evrimsel yararlar arasında ellerin serbestlenmesi ve besinlerin güvenli bir yere taşınıp, alet yapımının mümkün olması;  hayli uzun otların üstünden yırtıcı hayvanların daha kolay görülüp sakınılabilmesi; vücudun sıcak güneş ışınlarına daha az, serinletici rüzgara daha fazla maruz kalması; yere yakın dallara uzanılıp beslenme imkanı bulunabilmesi sayılabilir. Şempanzeler de sıklıkla uzanabilecekleri dallar olduğu zaman ayakları üzerinde doğrulabiliyor ancak Australofitler gibi uzun mesafeler boyunca yürüyemiyorlardı.

Pelvis kemiğinin gelişimi

İki ayak üzerinde dik yürüyebilen insansıların iskelet yapısında bunu mümkün kılan bazı anatomik değişiklikler meydana gelmiştir.Bunları şöyle özetleyebiliriz:

  • Pelvisin kâse biçimli yapısı ayakta duran organizmanın iç organlarını desteklemeye yarar
  • Uyluk kemiği(femur) açıklığı içe bakan bir kavislenme gösterir. Bu da yürürken dizlerin pozisyonunu gövdeye daha iyi bir destek sağlayacak biçimde ayarlar.Oysa maymunlarda kalça ekleminden kavissiz inen kaval kemikleri yürürken bedenin iki yana doğru salınmasına neden olur
  • Kalça eklemi üzerinde yükselen pelvis kemiği (ileum) maymunlara nazaran daha geniş ve boyu daha kısadır. Bu yapı adımlar sırasında kalça adalelerinin daha sağlam durmasını sağlar
  • Maymunlardan farklı olarak omurga da görülen S biçimli kavislenme gövdenin nihai uzunluğunu azaltmaya yararken, ayakta duruş esnasında ona denge ve sağlamlık da verir.
  • Omuriliğin beyinle buluştuğu noktada kafatasının altında yer alan boşluk, “Foramen Magnum” dik duran omurga üzerinde başın dengesini sağlamaya yardımcı olacak biçimde daha öne doğru yer değiştirmiştir.

Australofit’lerin küçük ve künt köpek dişlerine sahip olması sosyal uyum ve agresif gösterilere olan ihtiyacın azalması ile uyumludur. Kenya’da bulunan 5 milyon yıl öncesine ait bir çene parçası ve bir molar diş ve 4.5 milyon yıl öncesine ait bir çene ve iki molar diş bu fikri destekleyen en yaşlı Australofit fosilleridir.

Son Australofitler 1.2 milyon yıl önce kesin olarak bilinmeyen nedenlerle yok oldu.İklimsel değişikliklerin Australofitlerin besin kaynaklarını kısıtlaması, ot yiyen maymun ve domuz türleriyle ya da Homo cinsinin daha ileri beyin kapasitesine sahip bir başka türü mesela Homo Erectus ile rekabet bu sonu hazırlamış olabilir diye düşünülmekte.

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>