Biyoiktidar ve bir organik aydın olarak “Mehmet Öz”

Dr.Mehmet Öz

“Dümdüz bir karna sahip olmanın 7  bilimsel yolu”

Dr.Mehmet Öz

Hayallerinizdeki sıkı, düz, seksi karın size sandığınız kadar uzak değil. Bugün gelin, bilimi kullanarak göbeğinizi kısa zamanda nasıl küçülteceğinizi konuşalım…

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/24585917.asp

********

Görünüşte göbeği konusunda endişelenen Amerikalı ev hanımı Martha yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra,  artık iyice kontrolden çıktığını düşündüğü kilolu bedenini,  ünlü ve yakışıklı tıp uzmanlarının işaret ettiği doğrultuda alışkanlıklar geliştirirse kontrol altına alabileceğini  düşünür.

Bingo!

Martha bilgi ve iktidar arasındaki ilişkinin boyutunu iyice farketti. Ne kadar doğru bilgiye sahipse elinin altındaki şeyler üzerinde kontrol gücü o denli yükselmekte.

Ne var ki, farketmediği bir boyut hala olabilir:Martha bilgi tiryakiliğine ve sonu olmayan iktidar arayışlarına alıştırılmakta iken yüksek doz biyo iktidara maruz kalmakta.


O artık nasıl besleneceğine, ne tür ekzersiz yapacağına, ayak terlemelerine karşı kullanması gereken çorap türüne, yayılan radyasyondan etkilenmemek için televizyon ile arasına koyması gereken mesafe ve açıya kadar bir sürü soruna (!) karşı donanımlı olmaya çalışacak bir tip haline gelebilir.

“Kıyameti bekleyenler” isimli National Geographic dizisi, medya aracılığı ile yaratılan yüksek tehlike algısına karşı önlemler almaya çalışırken delilik sınırını (neredeyse) aşan insanların hikayelerini anlatıyor.

http://natgeotv.com/tr/kiyameti-bekleyenler

Mehmet Öz, belli ki dünya standartlarında iyi bir hekimdir. Aynı zamanda otoriter ve  sempatik, bilgisi ile takipçilerine faydalı olmayı şiar edinmiş, boş zamanının önemli bir bölümünü ne yiyip içileceğine, ömür boyu nasıl sağlıklı kalınacağına dair araştırmalara  adamış,   televizyon setlerinde yorgun düşmekten asla çekinmeyen bir kişi.

Ne var ki o tam bir organik aydın örneği!

Ekonomik veya kuramsal hiç bir tartışma getirmeden,  salt verdiği bilgi ve yapıp ettikleri ile mevcut sistemin işleyiş biçimine gerekli onayın verilmesini garantiliyor.

Nasıl mı?

Kapitalizmin başlıca egemenlik aygıtı olan “biyo-iktidarı”  zirveye taşıyarak.

“Biyo-iktidar” iktidarın bedenlere hükmetmesidir.  Bedenlere hükmettiği ölçüde iktidarını kuvvetlendirmesidir.

Şimdi, bazı kavramlara göz gezdirelim:

  • Terim tamamıyla “bedenler üzerinde kurulan iktidar” anlamına gelmektedir.
  • Foucault’un ortaya attığı biyo-iktidar kavramı, modern kapitalist ulus devletlerin yeni iktidar sürecini imler. Bir iktidar teknolojisi olarak “biyo-iktidar” nüfusun tümü ile kontrol edilmesi işlemidir.
  • Biyo-iktidarın, “disiplin toplumu”(disciplinary society) ve “düzenleyici kontroller” adlı teknolojiler sayesinde iktidar bedenlerde hayat bulur, hükmeder ve her biri bir polis haline gelmiş bireyler üzerinden iktidarı (dışarıdan içeriye değil tam tersine) içeriden dışarıya doğru yayar.
  • İktidar demokrasi ve özgürlükler çağında geleneksel baskı ve yok etme tekniklerinden vazgeçmiş ancak bu tekniklerin yerine yaşamın korunması ve sürdürülmesi, bedenin düzenlenmesi ve cinsellik nosyonu gibi diğer iktidar teknolojilerini koymuştur. Sağlığın, kalıtımın, ailenin, “kanın” ve “normalliğin” düzenlenmesi biyoiktidara yönelik doğrudan örneklerdir.
  • Devletin iktidarı karanlık bir temelden yükselmektedir. Devlet, siz bilmezsiniz, doğrusunu biz biliriz anlayışını pekiştirdikten sonra veriye dayalı bir temelde kamu yararı adına istediği her şeyi haklı gösterip uygulayabilir. Bunun ülkemizdeki örneği, ekmeğin tuzunu kısma ve hamuruna kepek karıştırma uygulamasından, üç cocuk sahibi olan aileye teşvik verilmesi, nüfusu artırma adına doğum kontrol yöntemlerinin (doğal olmadıkları gerekçesi ile) karalanması, köprüden balık tutmak isteyenden lisans belgesi istenmesi ve en büyüğü kentsel dönüşüm uygulamasına (hayat söz konusu ise mülkiyete dahi dokunuruz!) kadar görülmüş ve görülmektedir. Burada siyasetin, bilgiyi kendi politik tercihlerine göre kullanmasından söz edilmektedir.
  • İktidar,  Foucaultçu manada ele alındığında ne iyi ne kötü bir şeydir.. Toplumsal ilişkilerin yürümesi esnasında kendiliğinden ortaya çıkan bir olgudur, olması beklenendir.
  • İktidar ve bilgi iç içedir, iktidar kitlelere hükmetmek için bilgiye ihtiyaç duyar. Bilgi kitleleri düzene itaat etmeleri için iktidara meşruiyet sağlar.
  • İktidar öncelikle dışsaldır ancak içsel olmaya, bireyleri vicdanen ele geçirmeye başladığında daha güçlü ve nüfuz edicidir. Dışsal iktidar kaba kuvvete (ordu, polis, yargı, hapishane) başvurarak ayakta kalır. İçsel iktidar ise kendisini birey vicdanında haklı (meşru) kılarak.
  • İktidarın birey vicdanında kendisini meşru kılma sürecine “rıza imalatı” (productıon of consent) denir. Althusser “devletin ideolojik aygıtları” adlı eserinde ve Gramsci çalışmalarında burjuva devletinin, kendisini birey vicdanında meşru kılmasını sağlayan aygıtları göstermiştir. Bunlar medya-kamuoyu oluşturma, kendisini destekleyen aydın-elit bir sınıf üretimidir. Organik aydın ismi verilen bu sınıf içinde burjuva sınıfını temsil eden gazeteci, romancı, şair, ekonomist, bankacı, eğitmen, akademisyen, sporcu, televizyon eleştirmeni, reklamcı vb vardır. Bunlar insanların ne hakkında ve nasıl düşüneceklerini belirler.
  • Mikroiktidar toplumun bütün gözeneklerine sızmış görünen iktidardır. Her bireyin çevresinde mesleki, toplumsal, siyasal anlamlarda diğer bireyler üzerinde kurabileceği iktidar olanakları vardır.
Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>