Uygarlığın ilk adımları:Tunç (bronzun) keşfi ve Tunç devri

Bronz (Tunç)

MÖ 3200 ;MÖ 4. binyılın sonlarına doğru, bakıra arsen ve kalay karıştırılması ile tunç (bronz) elde edilmiş ve Anadolu’da Eski Tunç Çağı başlamıştır (3200-2000). Bu çağ ilk, orta ve geç olmak üzere üç evrede incelenmektedir.

Bu yeni dönem, önceki çağların tarım hayvancılık, dokumacılık, çömlekçilik gibi buluşlarına, daha güçlü silahların üretilmesine, daha ince süs eşyalarının yapılmasına olanak veren bakır ve kalay alaşımı olan tuncun keşfini eklemiştir. Besin üretimi alanında olduğu gibi, metal işleme alanında da teknolojik gelişmeler her bölgede eş zamanlı olarak yaşanmamıştır.

Tunç Çağına Anadolu’da M.Ö. 3000, Girit, Ege Adaları ve Yunanistan’da M.Ö. 2500, Avrupa’da ise M.Ö. 2000 yıllarında ulaşılabilmiştir.

Anadolu’da M.Ö. 3200-1200 yılları arasında ele alınan Tunç Çağı kazılarında bulunan çanak çömleğin yapısına, üretimde ve mimaride kullanılan teknolojinin düzeyine göre Erken, Orta ve Geç Tunç olmak üzere üç evrede incelenir.

Erken Tunç Çağı (M.Ö. 3200-2500) Mezopotamya ve Mısır’da M.Ö. 4. binin sonlarından (Tunç çağının başından)itibaren yazının kullanılmasına rağmen Anadolu henüz bu aşamaya ulaşamamıştır.

Bereketli hilal ,tarımın ilk başladığı tahmin edilen (MÖ.10.000) kuzeyde Dicle ve daha güneyde Fırat nehirlerinin arasında kalan tarihi alandır.

Bu alan yukarıdan bakıldığında bir hilale benzediğinden bu isimle anılmaktadır.

Akdeniz iklimi,kışları ılık ve yağışlı yazları sıcak ve kuarkdır.Bu iklim uzun ve kurak bir mevsime dayanabilen,yağmurlar başladığında hemen büyümeye başlayan bitkilere uygun bir iklimdir.Bereketli hilaldeki pek çok bitki,özellikle tahıl ve baklagil türleri insanlara yararlı gelecek şekilde uyum göstermişlerdir:Bunlar yıllık bitkilerdir,yani kurak mevsimde bitki kurur ve ölür.

Bereketli Hilal

Topu topu bir yıl olan yaşam süreleri içinde yıllık bitkiler ister istemez fazla büyüyemez.Büyümek yerine enrjilerini büyük tohumlar vermeye harcarlar,bu tohumlar kurak mevsimi uykuda geçirir,yağmurlar başladığında ise filizlenmeye hazırdırlar.Bu yüzden yıllık bitkiler,ağaç ya da çalı gövdeleri gibi yenebilir olmayan odunsu ya da lifli gövdeler oluşturmaya çok az enerji harcarlar.Özellikle yıllık tahılların ve baklagillerin tohumları gibi büyük tohumlarıysa insan yer.Bunlar dünyadaki on iki temel tarım ürününün altısını oluşturur.Buna karşılık bir ormanın kıyısında yaşıyorsanız , pencereden baktığınızda göreceğiniz bitki türleri çalılıklar ve ağaçlar olacaktır.Çoğunun gövdesi yenmez ve enerjilerinin çok azını yenebilir tohumalara harcarlar (“Tüfek-mikrop-çelik” Jared Diamond s.177-178)

Avcı toplayıcıların, neden çiftçilik yapmaya başladıkları önemli bir sorudur. Çiftçiliğin başlamasından 2000 yıl önce, Buzul Çağı’nın sona ermesiyle (MÖ 12 000) dünya ölçeğinde çevresel değişiklikler olmuştur. Polen diyagramları, ormanların günümüzden daha nemli ve ılıman bir iklim sayesinde Anadolu’nun steplerine kadar yayıldığını göstermiştir. Bu çevresel değişimlerin sonucu olarak gelişen, avcı toplayıcı yaşamdaki nüfus artışı ve buna bağlı olarak gelişen artan yiyecek gereksinimi, ilk tarımsal denemelerin yapılmasına neden olmuştur.

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>