Kırmızı valiz

Annesi yine hırçınlaşmış, ağlamaya başlamıştı. Konu neydi tam anlaşılamıyordu, muhtemelen babası ile tartışmıştı. Henüz on bir yaşında olan çocuğun tartışmaların mahiyetini bilmesine, kimin haklı olduğuna karar vermesine imkan yoktu. Ama birazdan olacakları gayet iyi biliyordu, defalarca daha önce yaşanmıştı.

Anne hayatının bu işe yaramaz aile uğruna harcandığını defaatle belirttiğinden çocuğun sorunun bir parçası olduğu belliydi. Hatta çocuğun “varlığı”nın sorun olduğu belliydi. Anne çocuğun “varlığı sorunu” üzerinde düşünüp taşınıyor ancak bir türlü karar veremiyor olmalıydı. Çocuk varsa mı iyiydi, yoksa mı? Çocuk büyüyüp sonunda anneyi kötü kaderinin ellerinden kurtaracak “iyi çocuk” muydu, yoksa hayatı dayanılmaz hale getiren kötü kaderinin kendisine oynadığı oyunun bir parçası olan “kötü çocuk mu?”

Alışıldık suçlamaların dinlenmesi ile başlıyordu “terk edilme ritüeli.” Anne, önce çocuğa ve babaya “hayatını tükettikleri için” genel olarak sitem ediyordu. Sonra özele iniyor, yıllar önce daha eve yeni gelin gelmiş ve ilk bebeğine hamile kalmışken , kayınvalidesinin ve görümcesinin ağır sözleri ve yaptıkları kötü davranışları yüksek sesle hatırlatıyor, bütün evin bir olup kendisine yüklenirken kocasının balkonda bacanağı ile gülüşüp rakı içmesi aklına gelince iyice zıvanadan çıkıyordu.

Sonra evin borçları, kocasının kendilerinden habersiz evi ipotek edişi devreye giriyor, mahalle meselelerinde kocanın etkisiz tavrı ve kendisini ortaya sürüşü iddiaları ile güçlenen haklılık hisleri sonucu valizini toplamaya başlıyordu. Çocuğun, Ankaradan İstanbula umutla taşınırlarken aldıklarını hatırladığı kırmızı valiz açılıyor, annesi ışığını yaktığı yatak odasında ağlayarak giysilerini valize gelişigüzel doldurmaya başlıyordu. Elbiseler, etekler, gecelikler, çok sevdiği işlemeli terlikleri hatta saçının tepesine iliştirdiği ufak perukası valizin içindeki yerlerini alıyorlardı.

Sonra anne ağlaya ağlaya oval makyaj aynasını masanın üstüne açıp saçını şekle sokmaya çalışıyordu. Bu esnada anneye dökülen diller bir işe yaramıyordu. Bu esnada baba çekilen resti görüyor ve homur homur homurdanarak, aile kavgasının sesini duyup cam pervazlarına çıkan komşuların meraklı bakışları altında balkonda sigarasını tüttürüyordu.

Annenin deli cesareti ile hareket ettiğinden kuşku yoktu, gece vakti yalnız bir kadın elinde valiz nereye gidecek? İddiasına bakılırsa anadoluya, ücra bir köşeye gidecek ve bir odaya sığınıp temizlik işleri yaparak geçinecekti. Kendisini pek beğenen, şehirli bir hanımın bu işi yapabileceğini düşünmek zor, ancak böylesi bir kendini yıkma planının lafzını dahi işitmek belliki büyük zuldu.

Birden açılıp kapanan kapının sesinden hemen sonra balkondan bakan çocuk, annenin elinde kırmızı valizi ile hıçkırık seslerine karışmış, uzaklaşan silüetini görüyor. Arkadan koşup yetişmeye çalışıyor ancak köşeyi döndükten sonra annesini artık göremiyor. Anne birkaç gün sonra gelecek, ufak bir kuşku duysa da biliyor., ancak üzüntüsüne engel olamıyor. Düşünüyor, bir dahaki sefere anne kapıdan çıkmadan tedbir alması lazım. Belki de böyle durumlarda en iyisi kapıyı kilitleyip anahtarı saklamak.

Çocuk zamanla daha etkili stratejiler geliştirecek, ne var ki bu ritüelin tekrarlanmasına engel olamayacak. Bu ritüelin anlamını çözmeye çalışacak belki. Terketme ve terkedilmenin hayatına bu kadar erken girmesinin, bütün hayatını nakış nakış işlemesinin sırrını anlamaya çalışacak. Umalım ki anlasın…

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

One Response to Kırmızı valiz

  1. Keşke o küçük çocuk annenin terkedişlerinde kendi kabahatinin olmadığını, annesinin mutluluğunun ya da mutsuzluğunun kaynağının kendi olamayacağını farketse ve bu nedenle kendisine kızmasa, annesini bir türlü mutlu edemeyen babasına kinlenmese, sıkça tekrarlanan bu terkedişlerin ve geri dönüşlerin sonrasında, ilerki hayatında yaşayacağı ilişkilerde tüm terkedilişlere duyarsızlaşmasa ya da benzer bir acıyı yaşamamak için bir insana bağlanmaktan korkmasa. O çocuk, hayatı boyunca -terkeden ya da terkedilen – olmaktan kaçınıp, sevmeyi ve sevilmeyi unutmasa.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>