Sol ve ayrıcalıkların devri bağlamında miras hukuku

Ahmet İnsel

-Özellikle Avrupada üçüncü yol olarak ortaya çıkan yeni solu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet İnsel:Benim kendimi pek yakın hissetmediğim yenilikçi bir sol anlayış bu ve daha çok liberal ekonomik değerlerin sola aşılanmasıyla,bir iktidar partisi olarak kendini var etmek hedefleniyor.Tamamen karşı olduğumu ya da yüzde yüz yanlış olduğunu söylemiyorum.Bu siyasi yönelişin içerisinde bir çok doğru tesbit var.Fakat benim kendimi yakın hissetmememin nedeni bu tavır içinde asli çizginin pazar ekonomisi merkezli bir toplumsal yapılanmanın sivri sonuçlarını törpülemek olması.Solu bu ideale indirgemesi.Halbuki benim arzuladığım sol arayış,pazar ekonomisinin sivriliklerinin törpülenmesi değil,toplumun pazar ekonomisine hakim olması.Özel mülkiyetin lağvedilmesi gerekmez fakat toplumun pazar ekonomisine  hakim olup ona kendi gereklerini empoze edebilmesidir benim günümüz dünyasında bir sol iktidardan beklediğim.

Bu da iktisadi anlamda bir eş değerlendirme süreci içerir.Çok kültürlülüğün tanınması,insanlar arasındaki farklılıkların denkliğinin kabul edilmesi insanların yaratıclıklarının önündeki mülkiyet engellerinin kaldırılması ve esas olarak da toplum içindeki hiyerarşinin kalıtımsal,ailevi,babadan oğula geçen,anadan kıza geçen veya bir kuşaktan dieğr kuşağa devr olunan temellerinin ortadan kaldırılması.Beni en çok heyecanlandıran şey,toplumda bir kuşaktan diğer kuşağa devredilen ayrıcalıkların azaltılmasıdır.Bunu sağlamak gerçek rekabetçiliktir.Gerçekten insanların sadece anne ve babalarından ,ayrıcalıklı bir aileden elde ettikleri toplumsal haklarının olmaması,gerçek rekabetçiliktir.Bu konuda müdahaleci yaklaşımlara ise inanmıyorum.Bu ancak toplumsal dayanışma bilincinin gelişmesi ile çözülebilir.Yoksa birilerinin ya da devletin müdahalesi ile değil.Sosyalizm işte bunlarla herşeyden önce etik planda mücadele etmelidir.Bu eşitsizliklerin ahlaken kabul edilemezliğini vurgulamalı ve toplumu buna ikna etmeye çalışmalıdır.İnsanların yaratıcı güçelrinin bu tahakküm ve eşitsizlik düzeninde köreltildiklerini,herkesin afrklı biçimde yaratıcı olabileceğini ve toplumun önemli hedeflerinden birisinin bunu sağlayacak koşulları oluşturmak olduğunu sosyalizm toplumsal tahayyülde egemen kılmaya çalışır.Elbette bunu sadece ideolojik mücadele planında değil,somut toplumsal mücadeleler alanında da sürdürür.Kapitalizmin esas sorunlarından bir tanesi toplumdaki ahlaki normların sadece çıkar amacıyla şekillenmesinden kaynaklanıyor.Sosyalizm bir özgürlük etiği ve sorumluluğunun bayraktarlığını yaparak ,bu günkü liberal-bireyci muhafazakarlığın egemen konumuna son verebilir.

Ahmet İnsel-Sosyalizm s 132-133

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>