Leibniz (1646-1716)

Leibniz

Alman felsefesinin kurucularından diye anılır.İyi bir matematikçi-felsefeci ve diplomattı.Hukuk da okumuş yaşamının son yıllarında hakimlik yapmıştır.Newton ve Spinoza ile aynı dönemlerde yaşamış, bilim ve felsefe yapmıştır.Spinoza’nın “ethica” sının ilk elyazmalarını okuduğu söylenir.Ancak kendisi Spinoza ile hiç tanışmadığını iddia eder.Newton ile bilimsel düzeyde çekişmeler yaşamıştır.Kitaplarını 0n beş-yirmi sayfalık ciltler halinde genellikle Fransızca ya da Latince yazmıştır

Leibniz tözlerin sayısı Spinoza da bir’e inmişken onu sonsuz sayıya çıkartmıştır.Bu tözlere “monad” isimi vermiştir.Monadlar birleşik şeylerin yapısına girer.Monad,geçmişi ile yüklü ve geleceğine gebe olarak ,kendisi ile ilgili tüm olanları ve olacakları içermektedir. Monadların değişmeleri iç ilkeden gelir,çünkü dıştan bir nedenin monadın içyapısına etki etmesi mümkün değildir.

Monadlardan farklı olarak algı ve duyguya sahip olan töze ise “ruh” der Leibniz.Tanrının en yüksek töz olarak varolduğunu ileri sürmüştür.Tanrı ise monadları yaratmıştır.

Her yaratılmış monad,her ne kadar bütün evreni temsil etse de,doğrudan evren ile ilgili olan cismi daha açık bir şekilde temsil eder.Zira cisim monadların birleşmesinden meydana gelmiştir ve evren monadla bu cisim sayesinde bağlantılıdır.

Monadların içlerinde barındırdıkları ilke doğrultusunda hareket ettikleri doğruysa bu deterministik bir yaklaşım olmakta ve özgürlüğe yer vermemektedir.O halde olgu önermelerinde öngördüğü olumsallık nasıl açıklanabilir?Bu Leibniz felsefesinin çelişkisidir

Leibnize göre akıl yürütmelerimiz iki temel ilkeye dayanır.
1.Çelişme ilkesi:Bir önerme kendinde çelişki taşımamalıdır ki doğru olsun
2.Yeter neden ilkesi:Bir ifadenin doğru olabilmesi için yeterli neden bulunmalıdır.

İki tür doğru tarif eder.Akın doğruları ve olgunun doğruları.Aklın doğruları zorunludur ve karşıtları olanaklı değildir.Olgunun doğruları zorunlu değildir ve karşıtları da olanaklıdır.

Aklın doğruları,çelişmezlik ilkesi gereğince özdeş önermelerden gelir.A A dır şeklinde totoloji denilen önermelerdir bunlar.Yeni bir bilgi vermezler.Akli önermeler doğru ise ya totoloji içermeli ya da özdeş önermelere(totoloji) indirgenebilmelidir.

Analitik önermeler ya da totoloji

“Bekarlar evli değildir” veya “bütün keller saçsız olanlardır”, “babam erkektir” önermeleri totolojik ifadelerdir..Kant,sadece akıl yolu ile elde edilebilen bu önermelere analitik önerme demiştir.Kavramların anlamları sayesinde bu önermeler zaten doğrudur. Bu tip önermeler dünya ile ilgili bilgi vermez, yalnızca kavramlar arasındaki ilişkiyi gösterir ve tanım yapar.

Bu önermelerin özelliği yüklemin özne tarafından içerilmesidir.Leibniz işte bunu dile getirmiştir.Ancak totolojiyi analitik önermelerle sınırlı tutmaması noktasında hatalıdır.

Yukarıdaki ikinci önermede yüklem (saçsız olmak), öznede geçen kavram (kellik) tarafından zaten içerildiğinden bu önerme bize dünyayla ilgili bir bilgi vermez.

Leibnize göre uzay özdeş nitelikte olamaz.O halde sonsuz sayıda tözden oluşmalıdır.Zira özdeş olsa dünya neden tam olarak bu noktada (özgül bir yerde) yartılmış olsundu? İşte Tantının yaptığı bu seçim Leibniz’in bu dünyayı “olası dünyaların en iyisi/yetkini” olarak nitelendirmesine neden olmuştur.Bu görüşü Voltaier “Candide” adlı oyununda mizah konusu yapmıştı.

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>