George Berkeley (1685-1753)

Berkeley

Berkeley (börkli okunur) ,Locke’nin dış dünyanın gerçekliğini duyumlarımız yolu ile elde ettiğimize dair ampirik görüşünü kabul ederek başladı. Ancak daha sonra Locke’nin görüşlerinin duyumlarımız dışında kalan alana dair hiçbir bilgi vermediğini ileri sürdü.Bu durumda nesnel gerçeklikten,duyularımız dışında kalan bir dünyanın varlığından söz edilebilir miydi?

Berkeley’e göre nesnel dünyanın varlığından söz edemiyorsak idealarımızın ardındaki tözü bilemeyiz.Zira biz ancak algıladığımız zaman dış dünyadaki nesne vardır.Soyut bir dünyadan bahsedilemez.

Bu noktada solipsitik (tek benci) bir görüşe doğru yol alıyor gibi görünür Berkeley.Maddi töz kavramını reddediyor.Ancak töz kavramını reddettikten sonra duruyor ve tanrının varlığı meselesine geçiyor..

Algılayan etkin şeye ruh ya da tin der… Berkeley.Devam eder:Ben nesneyi algılamıyor olabilirim.Ben algılamıyorsam o nesne yoktur diyemem. Zira bunu deneyim yolu ile biliyoruz.O halde benden başka algılayan bir zihinde bulunuyordur nesne. Burada kastedilen ben ,sen ,o değil tüm zihinlerdir.Bu zihinlerin ölümlü-sonlu olduğuna göre bunu kavrayacak ve düzenleyecek bir nihai zihne ihtiyaç vardır ki bu da tanrıdır…Nesne tanrının zihninde vardır ve O’nun tarafından düzenlenir.

Berkeley böylece maddi tözü reddeden idealizm ekolünü başlatmış olmaktadır.

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>