Jean Jacques Rousseau kimdir?

Jean Jacques Rousseau (1712-1768)

Rousseau 1712 Cenevre doğumludur.Doğumundan hemen sonra annesi öldü ve halası tarafından büyütüldü.30 yaşında müzik öğretmeni ve politik sekreter olarak çalışmak üzere Paris’e gitti.Diderot ile tanıştı ve Ansiklopedi için müzik üzerine yazılar yazdı.

1750 yılında Dijon akademisi ödülünü aldı.Yarışma konusu “bilim ve sanatlardaki ilerlemelerin örflerin düzelmesine etkili olup olmadığıydı” (Discourse on the Sciences and the Arts) .

Rousseau bilim ve sanat yetkinleştikçe ruhların bozulduğunu,lüksün insanları gevşettiğini,askeri erdemlerin öldüğünü ve filozofların şarlatan olduğunu iddia ediyordu.Bilimler ve sanatlar kaynaklarını kötülüğümüzden almalıdır diyordu.

1754 yılında “İnsanlar arasında eşitsizliğin kaynağı ve temelleri üzerine konuşma” (Discourse on the Origin and Foundation of Inequality Among Mankind) isimli eseri yayınlandı.

Rousseau’ya göre akıl insana sağlıklı olmak için neye ihtiyaç duyduğunu söyleyen bir bedene benzemiyordu.Tam aksine susadığında şarap isteyen,uzanıp yatması gerektiğinde dans etmeye kalkan bir beden gibiydi daha çok.Akıl tatmin olmamız için neye ihtiyaç duyduğumuzu söyleyen dış seslerin etkisi altındaydı.İşte bu dış sesler ruhların nadiren sarf ettiği fısıltıları ezip geçiyor,önceliklerimizi belirlerken aklımızı karıştırıyordu.
—–

İlkel ve modern işçiyi,onun zenginliğini ve mutluluğunu tartıştığı eserinde,modern toplumun daha fazla para ve olasılık sunarak bireyin iştahını tetiklediğini ve bireyin elde ettiği başarıyı küçümsemesine yol açarak mutsuzluk yarattığını ifade etti(statü endişesi).Rousseau’ya göre ilkel ve yabanıl işçi, başını sokacak bir yuvaya sahipse,yiyecek birkaç elma ya da fındık bulabiliyorsa,akşamlarını kaba bir enstrümanla müzik yaparak ya da keskin taşlarla bir balıkçı kanosu yontarak geçirebiliyorsa,bu dünya da hiçbir şeyinin eksik olmadığını düşünebilirdi pekala.

Kendini zengin ve varlıklı hissetmenin en etkili yolu daha çok para kazanmaya çalışmak değildi belki.Bizimle eşit şartlarda yaşıyormuş gibi görünen ama zaman içinde bizden daha zengin olan insanlarla aramıza pratik ve duygusal olarak bir mesafe koyabilmekti.Enerjimizi daha büyük balıklar haline gelmeye çalışmak yerine,etrafımıza daha küçük yoldaşlar toplamaya yoğunlaştırabilirdik.
—–

Bu eserin kızılderililerin uygarlığıyla karşılaşan batının onu ticari ürünlerle kendine yabancılaştırdığı bir dönemde yayınlanması etkisini artırmıştır.Bu yapıtındaki fikirleri Natüralizm akımıyla uyumludur.

Yukarıda belirtilen yazıları yazdıktan sonra Voltaire’den alaycı eleştiriler aldı ve aralarında şiddetli bir düşmanlık başladı. Rosseau’nun bundan sonra The New Heloise (1761) ve The Social Contract (1762) isimli eserleri yazdığını görüyoruz.”Toplum sözleşmesi” sivil hakları ve halkın genel iradesinin tanrısal hukuka üstünlüğünü savundu.Bu eser çevrede Fransız devriminin fikri temelini oluşturan önemli bir etki yarattı.Robespierre, Rousseau’dan çok etkilenmiş bir cumhuriyetçidir.

1762 de yazdığı Émile romanı ile çocukların eğitimi için düşüncelerini açıkladı. Düşüncelerinin en iyi anlaşıldığı kitabının bu olduğunu söylemiştir. Dengeli ve özgürce düşünen nesillerin yetişmesi için çocuklar içlerindeki dürtüleri bastırmak(represyon) yerine ifade etmeye(ekspresyon) yönelik biçimde yetiştirilmeliydi.Rousseau’nun geleneksel düşüncelere aykırı tarzı Fransız ve İsviçreli otoriteleri tedirgin etti ve arkadaşlarını kendisine karşı yabancılaştırdı.

1762 yılında önce Prusya’ya sonra İngiltere’ye geçti.David Hume ile kısa bir arkadaşlıkları olduysa da bu arkadaşlık sonraları yazılarına da yansıyan bir kavgaya dönüştü.İngilterede ölümünden sonra yayınlanan “Botanik” eserini 1802 de yazdı.

1768 de “Renou” takma adını kullanarak Fransaya geri döndü.1782’de duygusallık ve ahlak ile sensüalitenin ruhunda yarttığı çatışmaları irdelediği otobiyografik (ve en önemli) bir yapıtı olan “İtiraflar’ı” (Confessions) elyazısıyla tamamladı ve aynı yıl öldü.

Rousseau’nun düşün ve siyaset dünyasına etkisi şu noktalarda olmuştur.

1.Sivil hakların savunusunu yaptı,devlet ve kilisenin mutlakiyetçiliğine karşı çıktı.Toplum sözleşmesi fikri özgür ve eşit yurttaşların yaşayacağı bir politik düzen tasavvur eder.(1762) Toplum ve özgür bireyin bir madalyonun iki yüzü gibi olduğunu düşünür.Toplum bireyi yeterince özgür bırakmalı,bireyde herkesin iyiliği adına meşru bir siyasal gücün yetkesini kabul etmelidir.
2.Çocuk eğitiminin daha müsamahakar ve kendini ifadeye dayalı olması doğrultusunda ki düşünceleri Alman eğitimci Friedrich Froebel ve İsviçreli eğitim reformcusu Johann Heinrich Pestalozzi gibi eğitimcileri etkilemiştir.
3. The New Heloise and Confessions eserlerinde dışavurumcu aşırı emosyonal üslubu ile Romantik akıma katkıda bulundu.
4.Psikolojik literatürünü,psikanalizi etkiledi.Ayrıca özgür iradeye olan vurgusu,ilk günahı kabul etmeyişi ve rasyonel analize karşı deneyim yoluyla öğrenimi önermesi 20. yy varoluşçuluk akımını etkiledi.
(Varoluşçuluğu,Romantizmi,Fransız devrimini etkiledi.)
5.Aydınlanma görüşünün çok tutulduğu bir dönemde “aydınlanma karşıtı” görüşleri ile sarsıcı bir etki yarattı.Akıl yerine duygunun önemini vurguladı.İnsanın kırsal yaşam içindeki doğal halinin toplumsallaşma süreci ile giderek bozulduğunu,ahlaki yozlaşmaya uğradığını iddia etti. (Natüralizm)

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>