Gerçekçilik akımı

Realizm

Gerçekçilik [İng. realism; Fr. rialisme; Alın. realismus; es. t. hakikiyye]

Gerçekçilik diye bilinegelen felsefe anlayışı, ilk başlarda, biraz da karmaşık bir biçimde, ya Platon’un savunduğu gibi tikelleri aşan gerçek varlıklar olduğunu ya da tam tersine Aristoteles’in savunduğu gibi tikellerin bağımsız gerçek varlıklar olduğunu öne süren çok genel felsefe konumunu nitelemek için kullanılmıştır.
————–
Platon ideaların duyulur şeylerden her bakımdan daha “gerçek” olmalarını gerekçe göstererek onların düşünülebilecek tek “gerçeklik” olduğu saptamasında bulunmuştur. Bununla birlikte Platon’un idealar öğretisiyle ortaya koyduğu temel görüş genellikle gerçekçilik diye nitendirilse de aslında tam karşıt konumda bulunan bir görüşe, idealizme karşılık gelmektedir. Öyle ki gerçekçilik anlayışı tanım gereği gerçekliğin bilgisinin zihinden bağımsız olduğu savı üstüne temellendiğinden, özne ile nesne ikiliği bağlamında hep özneye öncelik tanıyan idealizmin tersine bütün önceliği nesneye vermektedir.
—–
Gerçekçilik, idealizme karşıt bir biçimde zihnin hiçbir a priori bilgisi olmadığım, doğuştan getirdiği hiçbir bilgi bulunmadığım, zihindeki bütün bilginin duyular yoluyla dış dünyadan geldiğini ileri sürmektedir. Bu bağlamda, gerçekçiliğin asıl çerçevesi, hocası Platon’un idealar kuramına kesin bir biçimde karşı çıkan Aristoteles tarafından çizilmiştir denilebilir. Bilginin tek kaynağının duyu verileri olduğunu, ancak duyu verileri doğrultusunda gerçekliğe açılabileceğimizi savunan Aristoteles, Platon ‘un formlar dünyasına yönelik “idealar gerçekçiliği”ni yeryüzüne indirerek gerçekçiliği ait olduğu anlama geri taşımıştır.
——

Ortaçağ felsefesinde “adcılık” ile “kavramcılık” anlayışlarına karşı geliştirilen, kökleri Platon’un idealar öğretisinde bulunan “Skolastik Felsefe” döneminin egemen anlayışı (kavram gerçekçiliği) tümel kavramların bilincin dışında kendilerine özgü gerçek bir varlıkları olduğu düşüncesi üstüne bina edilmiştir. Ortaçağdaki bu anlamıyla gerçekçilik, tümelleri şeylerin kendilerinden bağımsız saymamayı, tümellerin varlığını hep şeylerin kendileriyle temellendirmeyi kendisine temel ilke edinmiştir. Yeniçağ felsefesindeyse gerçekçilik anlayışı en iyi anlatımını İngiliz Deneycileri’nde, özellikle de Locke’ un felsefesinde bulmaktadır. Günümüzdeyse terim çoğunluk fiziksel nesnelerin deneyimden bağımsız olarak varolduklarını savunan görüşe karşılık gelmektedir.

Gerçekçilik felsefe tarihinde kimileyin birbirleriyle çatışan çok çeşitli anlamlarda kullanılmasına karşın, özellikle XX. yüzyılın başlarından bu yana genellikle idealizme karşıt bir anlamda kullanılmakta, öyle de anlaşılmaktadır. Bu bağlamda “Gerçekçilik Okulu” diye anılan felsefe okulu özellikle İngiliz ve Amerikan felsefe çevrelerinde ağırlığım iyiden iyiye hissettirmektedir. Söz konusu okulun önde gelen üyeleri arasında Russell, Moore, Broad adları sayılabilir. Okulun ana düşüncelerinin biçimlenişinde Wittgenstein’ın önceki dönem felsefesinin etkisi oldukça büyüktür.  Aynca Platoncu gerçekçilik anlayışı da kimi modern  matematikçilerce matematik dilindeki kavramların bizim dışımızda gerçekten var oldukları söylenerek yeniden etkili bir biçimde dolaşıma sokulmuştur.

Felsefe tarihi boyunca neredeyse bütün fılozoflar bu iki düşünce çizgisinden birini, ya Platoncu idealizmi ya da Aristotelesçi gerçekçiliği benimsemişlerdir.

Bu temel karşıtlık bağlamında, genel anlamda idealizmi benimsemiş olmakla birlikte, idealizm ile gerçekçilik arasında bir yerde durmayı yeğleyen tek düşünür Descartes’tır. Nitekim Descartes doğuştan gelen düşüncelerin varlığını olurladığı gibi sonradan deney yoluyla edinilmiş bilgilerin de söz konusu olduğunu belirterek, bir anlamda idealizme gerçekçilik katarak bu anlayışı bir nebze olsun yumuşatma yolunu seçmiş; bunu da büyük ölçüde başarmıştır.

Kaynak:
Felsefe Sözlüğü Abdülbaki Güçlü-Erkan Uzun

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>