Yoksul İnsan Özgür Olur mu?

özgür ve mutlu yoksullar!

ÖZGÜR OLMAYANLAR

Demokrasi diyorlar, darbe diyorlar, özgürlük diyorlar, ama bu söylenen sözcüklerin hiçbirinin felsefi ve sosyolojik dayanağı yok.“Yoksulluk, demokrasi, özgürlük” üçleminin kendi aralarındaki ilişkisi son derece karmaşık ve bilmecelidir.

*Demokrasi özgürlük içindir!
*Yoksullar özgür değildir!
*Başka şeylerle iğfal edildikleri için yoksullar ve işsizler demokrasi için oy vermezler!
*Özgür olmayan birey demokrasiyi seçemez!
*Özgür olmak için birey olmak gerekir! Birey olmak için de özgür irade!
*Özgürlük bireyin (insanın) kendi kendisinin efendisi olması anlamına gelir!
*Cemaat ve tarikat mensupları özgür iradelerini emanete verdikleri için, demokrasi ve özgürlük bilincinden yoksundurlar.

Özdemir İnce-Hürriyet

Yoksul insan özgür olur mu?

Yoksulluk hakkında şehir efsanelerinden birisi,yoksulluğun mutluluk olduğuna dairdir.İnsan ne kadar varsıllıktan kurtulursa o kadar özgür olur.Sinoplu Diyojen tipi özgürlükte ise içinde yaşanacak bir fıçı yetmektedir.Bu efsaneyi üretenler ile ferrarisini satan bilge kitabından dünya çapında voliyi vuranlar aynı kişilerdir sanıyorum.İnsanın servetini daha da önemlisi “servetini kazanma yöntemini” bırakıp terk i diyar etmesi bir şey,yoksulluk ve sıkıntı içinde çoluk çocuk büyütüp hayata sarılma mecburluğu başka şey.Neyse biz maneviyata daha az ,günlük insani gereksinimlere daha çok önem veren ,emekçilerimiz, işsizlerimiz ,göçmenlerimiz gözü ile ezilenlerin perspektifinden bakmaya çalışalım..

Özdemir  İncenin değindiği ve beni düşündüren soru şu

Yoksul insan özgür olur mu?

Ekonomik durum ile özgürlük arasında alaka var mı?

Yoksul insan da oy atabiliyor bu bakımdan özgür diyelim.Ancak yoksul insanın bilinç düzeyi ne yazık ki pek gelişmemiş oluyor.Bu kendi hatasına bağlı değil.Öncelikle yoksul insanın bir “kader” algısı var.Ne yapsa değişmeyen bir algı bu.Her zaman ihtiyaçları karşılama peşinde koşan,ihtiyaçların ötesinde incelmiş zevklerin peşinde koşmanın imkanı olmayan bir hayat bu.Başkalarının sahip olabileceği türden zevklerin uzağında ve gerçek anlamda kavrayamadan yaşanmakta.Bu tür bir algı darlığının özgürlüğü kısıtladığını söyleyebilir miyiz acaba? Yani benim ufkum işyeri,basit hayat süren aile ve arkadaşlar,televizyon ve birkaç şeyle sınırlıysa, okumak, yazmak vb ilgilerimi geliştirebileceğim kendime ait özel bir alanım yoksa birey olabilir miyim?

Yoksul insanların,emekçilerin “hak arama” bilinçlerinin gelişmemiş olmasında “din”in rolü olabilir mi acaba? Din ,her zaman egemen sınıfın otoritesini güçlendiren ideolojik bir aygıt olmuş.Dini alan,camisi, cemaati ile yoksul insanın sosyalitesini başlıca yaşama alanı.Kulaktan dolma ya da acınası bilgiler ihtiva eden birkaç dinsel menkibe kitabı üzerinden hayatın gerçeklerine bakmak yoksul insanın kaderi  mi,suçu mu,günahı mı?

Din i yaşatan asıl gücün yoksulluk olduğunu ileri sürsek hata yapmış olur muyuz acaba? Dini ortadan kaldırmanın yolu,dinle savaşmak değil de acaba yoksulluğu, yoksulluğun yol açtığı eşitsizliği, adaletsizliği, zulmü  bitirmek olmasın?

Yoksul insan neden çok çocukludur? Ona Allah verdikçe çocuk yap diyen başbakanlar ,bakanlar olduğu bir memlekette kendisine bakamayan insanların beş altı çocuğa bakmaları takdir i ilahi midir?

Beş altı çocuğa bakmak zoru ile hayata bakan yoksul adam ve adamın karısı özgür müdür?

Yoksul insan feodal yapılardan kolayca kopabilir m? Şehire göç, üretimi ederini bulmadığı için fukaralaşan ,sonunda varını yoğunu satarak ,topraksızlaştırılan köylünün çözümü müdür?Yoksa yoksulluğa ilave olunan katma değer midir?

Yoksul insanlar özgür olamıyorlar belki ama suçlu olabiliyorlar galiba.Yoksullukla suç arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışma bu durumu açıkça ortaya koyuyor…

1990′larda Utah Üniversitesinde yapılan “Merva-Fowles” çalışması işsizlik ile suç arasında güçlü bağlar olduğunu gösterdi. Araştırma toplam nüfusun 80 milyonun üzerinde olduğu 30 büyük metropolde yapıldı.
Araştırmanın sonuçlarına göre işsizlik oranındaki %1′lik bir artışın sonucunda:
Cinayette %6.7 artış;
Silahlı suç oranlarında %3.4 artış;
Mal hırsızlığı ve suçlarında %2.4 artış meydana geldi.

1990 ile 1992 arasındaki sürede bu oranlar şu anlama geliyordu:
1459 tane daha fazla cinayet;
62,607 tane daha fazla vahşet suçu;
223,500 tane daha fazla mal hırsızlığı ve suçu

*Merva&Fowles,Effects of Diminished Economic Opportunities on Social Stress, Economic Policy Institute,1992

Print Friendly
Bunlarda ilginizi çekebilir:

One Response to Yoksul İnsan Özgür Olur mu?

  1. Evet yoksulun özgürlüğü vardiyadeğişim arası ,cigara molası , o nu da bulursa…
    Ben bu sorunların insanların beyin evrimlerinin daha çok gelişmesi ve gelişim seviyelerinin eşitlenmesi ile çözülebileceğini düşünmekteyim.
    çevremde ve arkadas sohbetlerinde bazı konuları açıp tartışmalar yaratmaya çalışıyorum. Burada ki gözlemlerimden ; insanların beyin evrim seviyeleri arasında uçurumlar olduğunu gözlemledim.
    Tıpkı ekonomik uçurum gibi …
    Yaşadığım kentte ayaşanan hızlı bir değişim sürecine tanıklık ettim.2004 ile 2008 ve 2008 ile 2012 şeklinde iki dönemde yaşanan değişimler.
    Bulunduğum kentte 2004 yılında baslayan yabancıya mülk satışı ile kapital dünyasının yeni yüzleri ile tanışmaya başladık.bu yeni yüzler kimsenin görmediği eski yüzler di halbu ki. Turistlerin takıldığı cafe barlarda garsonluk ve animasyon yapan vatandaşlar bie anda sektör değiştirip komisyaoncu-emlakçı-müteahhit-jeep-alem -yat demeye varamadan faili meçhul -içerde -iflas- kayıp vs . Bu yeni mesleklerinde doğal seleksiyona uyanlar , yeni sürece başlayanlar, rüştünü ispat edip isim yapanlar ……..2008 e gelindiğinde hızlı yaşayıp genç ölenler dışında kalanlar 2008 sonrası tarz değiştirmek geliştirmek istediler. Her mesleği bilir oldular mühendis ,avukat neredeyse bilim insanı olup uzaya iskeleyle gidecekler di ki imar yönetmeliği ve belediye kat yüksekliğini durdurarak uzaya doğru yol alan olan hayallere ket vurmuş oldu. O bahşiş hesabı yapan beyin inşşat hesabı yapmaya başladı. Garsonluk yaparak 40 sene de biriktiremeyeceği parayı 2 gecede ingilize yüksek fiyat ve komisyondan kazanmıştı ve artık o başka biriydi. O dolmuş saatlerini hesaplarken artık Jeep i oluvermişti. Onu kimse alamazdı elinden bu rüyayı kimsenin bitirmeye gücü yetmezdi. O kadar hızlı oldu ki herşey insanın başının dönmemesi mümkün değildi. Ancak bu mahşer yerinde biri batar biri çıkar ,olmuyor olmuyor, mühendis, mimar çalıştırdılar avukatlar şirketler ofisler, danışmanlar vs vs artık sona doğru gelindiğinde 2012 de maya kıyameti neredeyse hepsinin dötüne patladı…ve 2012 de son kalan kuruşları ile çocuklarını özel ünüversitelere gönderip diplomalı emlakcı, müteahhit olma çabalarına girdiler…
    Para ve iyi ekonomi fakirliğin koyduğu göz perdelerini kaldırıp yeni fikirler üretmesi için beynin önünü açıyor bu insan yaşamında hızlı değişimler getiriyor . Ancak beynin evrim seviyesi gelişmedikçe bu hızlı değişimler karşısında insan yanlızca tecrübesizliğiyle ve zaaflarıyla kalıyor ve hızlı bir çöküşle başlangıcın gerisine gidiliyor. İnsanın beyin evrimi yeterli seviyeye ulaşamadıkça hiç bir zaman özgürlük olmayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>